Tuba Kaplan – Üsküdar ipek yolu güzergahında bir adam

İbrahim Kaşgar, Onların Şiiri

Belki de hacer benim annemdir kim bilir

İlk göç anne karnında urimçi’ye

Suları yutuyorum tozlar tanıdık

Karnımı yutuyorum

Belki ibrahim’di babam eve dönüyor 

Ev yola dönüyor yoldayım 

Yalnızım seninleyim korkmadan

Beni bir balık yutuyor henüz iki aylığım

Denizleri tanımam yokuşları anlamam

Kumlar karışık

Seneler evveldi düştüm kuyulara

Elif ba vuruyor dört yaşıma yusuf’um.

Karanlık sesler kokusu rutubetin

Allah’ı biliyorum, suskun.

Kuyularda Allah var göğü hiç tanımam

Bedenimde bir oyuk var

Anlıyorum bu yol zorlu uzun

Üç kulhu bir elham doğu türkistan

Demir sandalyeye kelepçeli ayaklarım

Uyuyorum beş dakika sorguda

Karanlık, dayak yiyor bedenim

Elektrikli soba vücuduma değiyor elektrik her yerim

Kalbim ölmeye elektrik alıyor çığlıklarım bedenim oluyor

Kalbim bağırıyor

Bedenimde bir yara

Ellerimi bağlıyorlar belki de göğe yaklaşan bir isa’ya yakın

Beni bir hayal kurtarıyor isa’ya

“Allah onu kendi nezdine kaldırmıştır, inkâr edenlerden arındırmıştır seni”

Uçuyorum.

İşte şimdi sorgudayım gökyüzünde

Polisler sağım polisler solum melekler şahidim

Bitti derken sahile vuruyor balık

Allah diyorum bir tokat ensemde

Yerin göğün sahibi sensin beni yükselt yeniden

Gözlerimi secdene yücelt

Polisler tokatlar ve tüneller çin

Dört yaşım elif cüzüm ve Allah

Yeraltı medresesinde baskın çocukluğuma

Yusuf muyum isa mıyım ibrahim mi kuyu mu?

Beni bir sen anlarsın halkımı annemi göğü

Bedenimi arındır sesleri sustur

Beni bir emin yer kıl toprağına dokunayım

Belki de annemdir hacer burasıdır yerim

Burası hacer’in başlattığı toprak

Burası emin yurt

Yeniden doğur beni

Burası hilal Allah yar