Benim adım Ahmed Mezid. Moritanya’nın başkenti Nuakşot’ta doğup büyüdüm. Eğitime ve bilgiye büyük önem veren bir ailede yetiştim. Babam akademisyen, annem ise ekonomi fakültesi mezunudur. İçinde büyüdüğüm aile ortamı, kişiliğimin şekillenmesinde ve küçük yaşlardan itibaren öğrenme sevgisi ile çalışma disiplininin bana kazandırılmasında önemli bir rol oynadı.
Çocukluğumu Moritanya’da geçirdim. Sabahları okula giderken örgün eğitimin yanı sıra zamanımın büyük bir bölümünü Kur’an-ı Kerim ezberlemeye ve dini ilimleri öğrenmeye ayırıyordum. Yaz tatillerinde ise kırsal bölgelerde bulunuyor, mahzara adı verilen geleneksel eğitim ortamlarında öğrenim görüyor ve kültürümüzü, geleneklerimizi ve kimliğimizi şekillendiren değerleri daha yakından tanıma fırsatı buluyordum.
Moritanya’da büyürken, ülkenin bazı bölgelerinde insanların günlük yaşamda ciddi zorluklarla karşılaştığını gözlemledim. Özellikle su ve elektriğe erişimin her yerde aynı düzeyde olmaması, insanların hayatını doğrudan etkileyen temel sorunlardan biridir. Bazı ailelerin en temel ihtiyaçlara ulaşmak için büyük çaba sarf ettiğini görmek, benim üzerimde derin bir etki bıraktı.
Ayrıca ekonomik şartların yetersizliği, eğitim ve sağlık gibi alanlarda fırsat eşitsizliğine yol açabilmektedir. Bu durum özellikle çocukların eğitim hayatını zorlaştırmakta ve bazı bireylerin daha sınırlı imkânlarla yaşamını sürdürmesine neden olmaktadır. Tüm bunlar bana, eğitimin ve eşit fırsatların bir toplumun geleceği için ne kadar hayati olduğunu çok daha güçlü bir şekilde göstermiştir.
Moritanya’da büyürken toplumumuzdaki dayanışma ve affedicilik kültürüne birçok kez tanık oldum. Bir gün trafikte meydana gelen bir kazada, hatalı sürücünün ne sigortası ne de karşı tarafın zararını karşılayabilecek maddi imkânı vardı. Bunu öğrenen diğer sürücü, herhangi bir karşılık beklemeden onu affetti ve yoluna devam etti. Bu olay, hafızamda yer eden en etkileyici örneklerden biridir.
Bu tür durumlar aslında istisna değildi. Küçük çaplı kazalar veya araçların birbirine sürtmesi gibi olaylarda, maddi imkânı sınırlı olan kişilerin sık sık affedildiğine ve sorunların büyütülmeden çözüldüğüne tanık oldum. Bu durum, Moritanya toplumunda dayanışma ve anlayışın güçlü bir kültürel değer olduğunu göstermektedir. Bu kültür, benim de insani değerlere ve toplumsal sorumluluğa bakışımı derinden etkilemiştir.
Lise eğitimime başlamak üzereyken, Kayseri’deki Erciyes Üniversitesi’nde öğrenim gören ağabeyim uluslararası öğrencilere yönelik bir burs programından haberdar oldu. Benim adıma başvuruyu gerçekleştirdi ve eğitimime devam edeceğim şehir olarak Kayseri’yi seçti. O dönemde bu kararın hayatımın yönünü değiştireceğini bilmiyordum.
2021 yılının sonlarında hayatımda yeni bir sayfa açmak üzere Türkiye’ye geldim. Bu, ailemden uzakta ve farklı bir kültürel ve dilsel ortamda yaşayacağım ilk deneyimdi. Türkiye’deki yaşama uyum sağlamak başlangıçta kolay olmadı; çünkü Türkçe bilmiyordum. Günlük hayatı anlamakta ve insanlarla iletişim kurmakta zorlandığım bir dönem oldu.
Ancak zamanla dil öğrenmenin topluma uyum sağlamanın en önemli anahtarı olduğunu fark ettim. Azim ve kararlılıkla çalışarak Türkçeyi öğrendim ve bugün akıcı şekilde konuşabiliyorum. Dil becerilerimin gelişmesiyle birlikte Türk toplumunun misafirperverliğini ve farklı kültürlere karşı açık yaklaşımını daha yakından deneyimledim. Bu süreç, yeni arkadaşlıklar kurmamı ve kendimi yaşadığım topluma ait hissetmemi sağladı.
Türkiye’de lise eğitimimi tamamladıktan sonra İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi’nde Maden Mühendisliği bölümüne yerleştim. Bu süreç, Nuakşot’ta başlayan ve iki farklı ülke ve kültürle devam eden eğitim yolculuğumun yeni bir aşamasını temsil etmektedir. Üniversite eğitimimin yanı sıra çeşitli dernek ve vakıflarda gönüllü faaliyetlerde bulunuyor, topluma katkı sağlamaya önem veriyorum.
Yaşadığım bu deneyimler bana eğitimin insanların hayatını değiştirebilecek güçlü bir araç olduğunu öğretti. Ayrıca farklı dilleri öğrenmenin ve kültürleri tanımanın insanı kendi kimliğinden uzaklaştırmadığını, aksine dünyayı daha iyi anlamasını ve toplumlar arasında köprüler kurmasını sağladığını gösterdi. Bugün kendimi, eğitim ve kültürlerarası etkileşimin gençlerin güçlenmesinde oynadığı rolün bir örneği olarak görüyorum.