Month: September 2026

Kübra Tezcan Akkurt – YARALARININ ÖTESİNDE

  Ağaçlar yapraklarını dökmüş  tüm sokaklara. Hazan mevsiminin zuhur ettiği şu günlerde yerdeki sarışın yaprakların üzerinde hüznün ta kendisi yatıyor. Tıpkı benim gibi sokaklar da yalnız, durgun ve sessiz… Ayaklarım geri geri gitmek istese de burası benim memleketimdi, ana vatanımdı. Muhayyilemde her ne kadar çok büyük acıları barındırsa da güzel günlerimin, çocukluğumun da ana vatanıydı burası. ...

Ömer Arab – OTOBİYOGRAFİ

Adı: Ömer  Soyadı: Arab Doğum tarihi: 1989/01/01 UYRUĞU: SURİYE HALEP  Mart 2017’de eşim ve iki yaşındaki kızımla birlikte Türkiye’ye geldim. Eşim o sırada hamileydi. Halep kuşatması sırasında, Suriye Kızılayı araçlarıyla Azaz’a, oradan da Kilis civarına gittik. Tıbbi tedavi için yasa dışı yollardan giriş yaptık. Varil bombalarından çıkan şarapnel parçalarıyla omzumdan ve elimden yaralandım. Suriye’yi terk ...

Süleyman Fikirdeşici – RESİM

Muhammed Koç – BEN ÖLDÜM AMA ÇOCUKLARA HİSSETTİRMEDİM

Kadriye Kırdök – İNSAN BİR ÖMÜRDE KAÇ KEZ YENİDEN BAŞLAR?

                                                                                                                                                      İki katlı evin, yarısı toprağa gömülü zemin katında, günün büyük kısmı alacakaranlık olurdu.  Güneş, dışarıda bütün cömertliğiyle doğsa da,  evin içine çekingen bir misafir gibi uğrardı. Türk Devleti’nin yardımları olmasa bu evden bozma yerin kirasını dahi ödeyemezdi. Üstelik kızı Gade altıncı sınıfa, Nesim beşinci sınıfa , Huda üçüncü sınıfa , en küçükleri Nur da ...

Hatice Kübra Ermeydan – TAHTA KOLTUK

Gün ışığı, eskimiş tahta koltuğun üzerinde gezinirken açtı gözlerini. Yine karanlık bir sabah… Tıpkı ömrü gibi… Bir zamanlar Halep’in tuttuğunu koparan delikanlılarından biriydi. Eli becerikli, ruhu zarif, gönlü yumuşak ama haksızlığa karşı dirençli… Doğup büyüdüğü yerde güvenle nefes almanın, sevdiklerinin sıcaklığını hissedebilmenin, bir yere ait olmanın ne anlama geldiğini fark etmediği yaşlardaydı. Hayatta ne istediyse ...

Samet Karataş – HİÇBİR ŞEYİN BİRBİRİNE BENZEMEDİĞİ YAKINLIK

su,tuza yürüyor görüyorumher yerde mi böylemoritanya’da şam’da yahut rabat’tahepsinden bir parça işte istanbul’dahiçbir şey birbirine benzemezkengelen bu yakınlıkher yerde mi böyle su,tuza yürüyor görüyorumbir çocuk tam düşecekkenbağırdı annesiüsküdar iskeledeburda da her şeyin sesle kurtulacağına inanıyorbirilerive ezan başlıyor valide’deannem de böyle su,tuza yürüyor görüyorumburda dabirileri takip ediyor birilerinine garip hiçbir şey benzemezken birbirineburda da hasanlar ve ...

Merve Uygun – AHMEDİM

kum Nuakşot’un sabahları, güneş yükselmeden önce kısa bir serinlik taşır. Rüzgâr, kapı eşiklerine bıraktığı ince kum yığınlarıyla gecenin geçtiğini haber verir. Kum. Her yer kumdur… Evlerin duvarlarına kadar sokulan kum. Odalarda kum. Annesi halı altlarında biriktirirdi kumlarını. Rüzgârın avluya taşıdıklarını ise her sabah ağır hareketlerle süpürürdü, birkaç saat sonra yeniden biriken kumu görünce ise hiç ...

Faruk Erçetin – AHŞAP UYGULAMA

Emine Tuğyan Gündoğdu – RESİM